- Michael Ashkenazi: Japon Mitolojisi

Ashkenazi, bu noktada mitolojinin dönüştüğünü belirtir: Doğurganlık ve yaşam veren dişil güç, ölüm ve çürümenin kaynağı haline gelir. İzangi, eşini ölüler diyarı Yomi ’ye kadar takip eder. Ancak İzanami, "Yomi’nin yemeklerini" yemiştir (öldükten sonra ölüler diyarında bir şey yiyen kişi, artık canlılar dünyasına dönemez).

işte bu anahtarı sunar. Onun eseri sayesinde, bir Şinto tapınağındaki torii kapısının altından geçerken, bir omamori (nazarlık) satın alırken veya bir anime izlerken aslında binlerce yıllık bir anlam dünyasının içinde hareket ettiğimizi fark ederiz.

Japon mitolojisinin en yüce *kami’*sidir. İmparatorluk ailesinin doğrudan atasıdır. Hikayenin en ünlü kısmı, kardeşi Susanoo’nun yıkıcı şakalarına dayanamayıp bir mağaraya ( Ama-no-Iwato ) kapanması ve tüm dünyayı karanlığa gömmesidir. Diğer tanrılar, onu dışarı çıkarmak için bir ayna, bir mücevher ve bir dans (ünlü Ame-no-Uzume ’nin erotik dansı) kullanır. Japon Mitolojisi - Michael Ashkenazi

Kaotik, güçlü ama aynı zamanda onurlu bir anti-kahramandır. Amaterasu’nun dokuma salonlarına ölü bir at fırlatması, kız kardeşine hakaret etmesi ve ardından cennetten kovulmasıyla tanınır. Ancak Susanoo aynı zamanda sekiz başlı yılan *Yamata-no-Orochi’*yi öldürerek Kusanagi-no-Tsurugi kılıcını (Japon imparatorluk regalyalarından biri) kazanan bir kahramandır.

Başlangıçta evren, kaotik ve yumurta biçiminde bir bulutsu halindeydi. Daha sonra hafif ve saf olan elementler yükseldi ve gökyüzünü ( Takamagahara – Yüksek Gök Ovası) oluşturdu. Ağır ve kirli olan elementler ise aşağı çökerek henüz isimlendirilmemiş karanlık dünyayı meydana getirdi. işte bu anahtarı sunar

Ashkenazi’nin Yorumu: Ashkenazi, bu hikayeyi "sosyal uyum ve ritüelin gücü" metaforu olarak okur. Amaterasu’nun mağaraya kapanması, toplumdan çekilen bir liderin yol açtığı kaosu temsil eder. Onu dışarı çıkaran şey güç veya savaş değil, sanat, kahkaha ve kolektif ritüeldir. Bu, Japon toplumunda wa (uyum) kavramının mitolojik temelidir.

Ashkenazi, bu hikayeyi "Japon ölüm algısının arketipi" olarak tanımlar. Yomi, ne cehennem ne de araf; sadece kasvet, kirlilik ve karanlık bir varoluş alanıdır. İzangi’nin kaçışından sonra yaptığı arınma ritüeli (misogi) ise günümüz Şinto tapınaklarındaki temizlenme törenlerinin kökenidir. Bu ritüel sırasında İzangi’nin sol gözünden Amaterasu (Güneş Tanrıçası), sağ gözünden Tsukuyomi (Ay Tanrısı), burnundan ise Susanoo (Fırtına Tanrısı) doğar. Bölüm 4: Üç Büyük Kami: Amaterasu, Susanoo ve Tsukuyomi Ashkenazi’nin eserinde en geniş yer ayrılan konuların başında, Japon panteonunun bu üç büyük tanrısı gelir. İmparatorluk ailesinin doğrudan atasıdır

Eğer Japon kültürüne, sanatına veya inanç sistemine ilgi duyuyorsanız, sizi bekleyen en kapsamlı, en anlaşılır ve en derinlikli rehberdir. Bu kitap, mitleri sadece anlatmaz; onları yaşatır.